24 Temmuz 2009 Cuma

BLUZUM

askıdaki duruşuna bakmayın üstte güzel duruyor yakasıda fena değil yani
burasını yaparken suzy'i hatırladım deniycem demiştim kendisine ve işte yaptım yapımıda çok zevkliymiş üstte duruşuda güzel
yaka açıklığı modelde pek anlaşılmıyordu fakat yakası biraz açık isterseniz oyuntuyu biraz daha kapatırsınız ama yinede kötü durmuyor
bu ayın burdasından seçtim modeli

Bu akşam bir kaç yazıyı bir anda giriyorum çünkü tatile çıkıyorum eşimin memleketi olan çanakkaleye gidiyoruz o yüzden yorumlarınızada cevap veremeyebilirim şimdi bu bluzu yapma sebebim etek uçlarına makine lastiği çekilmiş ve bende böyle bişiyi denemeyi çok istiyordum tabi kalıpda çok kolay olunca hemen yapim hevesi geldi bana ha bu arada diktiğim ilk bluz oldu kumaşına 1,50 mt giti yine ümraniye kumaş pazarın dan almıştım kumaş çok hafif ve parlak simli bişiy pek resimde anlaşılmasada

BEYAZ ELBİSEM

Bu elbiseyi dikme sebebim http://umitburcu.blogspot.com/2009_06_01_archive.html de ki yazımda bahsettiğim ceketim içindi ceketin artan kumaşlarından çiçekler kesip kapalı aplike yöntemiyle monte ettim elbiseme aslında bu elbiseyi yayınlamıycaktım çünkü süslemesinde bir kaç eksik var mesela önüne koyduğum kemerin kumaşı yetmediğinden parçalı koydum kemeri o yüzden ortada dikiş oldu ve o dikişi kapatmak için de oraya fiyonk koyayım dedim ama olmadı yetiştiremedim bende bu haliyle yayınlıyım bari dedim.Kızlar idare edin tamam çok şahane bişiy olmadı biliyorum ama bu benim diktiğim ilk elbise napim elimden bu geldi:)

KIZIM

Öncelikle iyi dileklerini benimle paylaşan herkese çok çok teşekkür ederim kzımın durumu ile ilgili son gelişme ise şöyle perşembe günü preferik yayma denilen bir testin sonucuna baktı doktorumuz kanını mikroskop altında inceledi çok şükür kanında aradıkları mikrop çıkmadı temiz dedi muhtemelen o şişliklerden parça alınmasına gerek kalmayacak dedi antibiyotikle iyileşecek dedi ama yinede 2 şişe antibiyotik bitecek ondan sonra son karar verilecek ultrasonda eğer kaybolmuş gözükürse hemen fıtık ameliyatı için gün alıcaz doktordan yada artık bizim tespit ettiğimiz bir hastanenin yolunu tutucaz neyse bunlar geçeci şeyler halime hamdediyorum ben kızıma üzülürken bir arkadaşımın 2 yaşındaki çocuğunun otistik olduğunu öğrendim perşembe günü tabi çok sarsıldım arkadaşım için büyük bir imtihan başlamış dedim kendi kendime bir anda kızımın durumu bana bir kere daha hamdetme sebebi oldu biliyorsunuz musibet anında hamdedilir sevinilecek bir durumla karşılaşıldığında şükredilir bende dedimki beterin beteri var canım arkadaşımı ziyaret ettim bugün
tabi ona bişiy demedim ama çok üzgündüm içten içe neyseki oğlunun durumu ağır değildi hafif olanıymış Allah yardımcısı olsun onun ve şifaya ihtiyacı olan herkesin neyse şekerler durum bu anlıycağınız beklemedeyiz antibiyotiğin sonucuna göre bakılacak 2. şişeye daha başlamadık çünkü pazar günü başlıycaz ve haftaya bitecek

22 Temmuz 2009 Çarşamba

DÜŞÜNCELER

Dün yine hastanedeydim!Marmara üniversitesi hastanesi,kızım 1 ay kadar önce bir gece yarısı uyanıp koltuk altım acıyor anne diyerek kolunun altını göstermişti bende ne oldu diyerek gözlerim yarı açık yarı kapalı elimi sürdüğüm de elime şişlikler geldi top top 2 kolunun altındada vardı ve gözlerim birden yuvalarından fırlıycak gibi olmuştu çok şaşırmıştım bu da neydi şimdi demiştim kendi kendime tabi uyu uyayabilirsen şimdi gece yarısıydı ama bende ne uyku kalmıştı nede huzur insan akşam yatıyor sabah neyle kalkacağını hiç bilemiyor dedim kendi kendime sabah olur olmaz hemen kalkıp hastaneye gittim tabi giderken inanın bacaklarım titriyordu acaba ne duyucaktım doktorlardan diye doktorda korktuğum gibi olmadı bu bazen çocuklara olur büyüme döneminde dedi takip edicez ilaç vericez ve neticeye bakıp ona göre hareket edicez demişti ama bu toplar ertesi günü okadar küçüldü ki elle zor anlaşılır oldu hatta antibiyotik vermesekte olur deyince bizde vazgeçtik demekki önemsiz bişiymiş dedik
ama sonra tekrar büyüdü ben yine aldım çocuğu götürdüm bu seferde ultrason çekelim dediler bizde çektirdik fakat normalden büyük çıktı bazıları, tabi ilca başlamamız şart olmuştu artık ve ilaca başladık 2 şişe bitiricez eğer küçülmez yada kaybolmazlarsa parça alınacak öyle bakılacak sonuca inşaallah parça alınmasına gerek kalmadan iyileşir meleğim fakat biz bu arada 1 aydırda 2 günde bir hastanedeyiz dün yine ordaydım ve yeni bir şişkinlik olduğunu söyledim doktora ve tam kasıktaydı bu, oradada lenf bezi var orasıda şişti dedim baktı bi de ne desin bu şişkinlik fıtıktan kaynaklanıyor bağırsak fıtığı var dedi ve hemen alınması gerekiyor kız çocuklarında risk taşıyormuş çünkü ben çok şaşırdım tabi tamam biliyorum çocuklarda olur fıtık fakat ne bilim işte sonuçta ameliyat olucak ve her ameliyatın kendine göre riskleri vardır (Allahım Yardımına ihtiyacımız var)İşte benimde bu yüzden moralim sıfırlandı ama yinede halime hamdediyorum daha kötü bişiy çıkmasında buna razıyım artık öyle ya insanlar ne hastalıklarla mücadele ediyor işte insan kendi yavrusunun başına gelince biraz sarsılıyor o kadar şimdi araştırıcaz bakalım bu ameliyat en iyi nerde yapılır işin içinde çocuk olunca iş biraz riskli oluyor her yere güvenemiyor insan
Rabbim herkesin çocuğunu kendisine bağışlasın benimkinide bana ve Yine benim güzel rabbim şafi isminin sırrıyla yavruma ve tüm şifaya ihtiyacı olan yavrulara şifa versin amin...

19 Temmuz 2009 Pazar

YİNE HARİKA BİR GÜN

Allahım sana şükürler olsun;
Seni tanıdığım için,
Sana inandığım için,
Sana dua edip yalvarabildiğim için,
Sana tövbe edebildiğim için,
Seni anlamaya çalışabildiğim için,
Bana verdiğin akıl nimeti için,
Miraç kandili'ni Efendimize yaşattığın ve o gün bize müjdelediklerin için,
Namaz kılabildiğim için,
Oruç tutabildiğim için
Sadece senin rızan için sadaka verebildiğim için,
Bana annemi ve babamı verdiğin için,
Kardeşlerim için,
Kızımı yavrumubana verdiğin için,
Bana anneliği yaşattığın için,
Eşim için ve
Bana verdiğin her şey için...
ALLAHIM bu gün ve gece nin hürmetine benim dualarımı tüm sevdiklerimin dualarını ve tüm blogcu arkadaşlarımın dualarını kabul buyur.Amin...
MİRAÇ KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN CANLARIM

14 Temmuz 2009 Salı

EYVAH KİLOLARIM :((


Herkese günaydıııın
Bu sabah erkenden kızımla spora gittim aletli jimnastik yapmaya başladım dün akşam başladı bu sevda bende,baktım hızla 40 bedenden 42 bedene doğru büyümeye başladım aman Allahım böyle giderse "şişko koca göbekli"bir hanım olup çıkıcam tez zamanda harekete geçmeliyim dedim ve akşam eşime ben spor yapmaya gidiyorum sende gel dedim o da sağolsun beni yalnız bırakmadı ve geldi, yarım saat jimnastik yaptım bilmiyorum ilerde saati uzatabilirmiyim ama çok zor geliyor bana böyle işler çünkü ben hayatım boyunca zayıftım ve hep annem zayıflığımdan yakınır dururdu son 2 sene öncesine kadarda zayıf biriydim ama şimdi fok balığına dönüşmek üzereyim nasıl oldu bilmiyorum ama şu son 1 ayda oldu her şey, evden hiç dışarı çıkmadım ve hep yiyip içip oturdum şimdi al sana koca bir "göbiş" bu göbek ilk çıktığında herkes bana bebek mi var dedi maalesef yok tu tabi kilo idi hepsi:::::::( bu sözlerden sonra beni aldı bir telaş , bir düşünce ay ben şimdi nasıl vericem bu kiloları diye, bugün dü yarındı derken nihayet başladım spor yapmaya tabi öyle tek başına sporla olmaz bu iş , çok su içiceksin kızım dedim kendi kendime ve hemen akşam 1 lt suyu diktim kafaya şu su içme olayı benim için oldum olası kabustur pek içemem su, az içerim hatta gittiğim doktorlar tahlil yaptıklarında vücudumdaki su miktarını az bulup daha fazla su içmemi tavsiye ederler ama bu konuda bana en ikna edici konuşmayı yapan sevgili hocam İbrahim Saraçoğlu olmuştur bi gün bana " Ya insan bu kadar az su içermi bu kadarda olmaz demişti" bende içtiğim su miktarını artırmıştım ama benim gibi tembel ruhlu biri bu uyarıyı ancak 1 ay dinler 2. ay unutur gider :)
Neyse bu sabah kalktım hemen önce 2 bardak suyumu içtim, sonra ekmek alma bahanesiyle de giyindim ve kızımla kalktık gittik spor yapmaya her aleti 10dk kullandıktan sonra 30dk'yı doldurdum ve hemen ordan tansaşa gidip ekmeğimizi aldık eve geldik üstünede bir güzel kahvaltımı yaptım :) ama merak etmeyin boşa gitmedi benim spor, yerken dikkat etmeye çalıştım neyse sabah faslı böyle geçip gitti öğleden sonrada benim cimcimeyi okula kayıt yaptırmaya götürücem malum bizim şirine bu sene okula başlıyor İnşaallah hayırlı iyi bir öğretmene denk gelir yoksa işimiz zor :)

11 Temmuz 2009 Cumartesi

ŞİLE GEZİSİ

Merhaba arkadaşlar,
Biz dün eşim ve kızımla birlikte Şileye gittik.Şile istanbula bağlı bir sahil kasabası, Aslında pek çoğumuz adını ya duymuştur yada istanbulda yaşayanlar mutlaka bir kezde olsun şileye gitmiştir.
İstanbulda denize girilebilecek durumda olan en müsait deniz kıyısı şilede mevcut olduğundan yazları çoğu kişi hafta sonu olduğunda atar kendini buralara ,bu yüzdende şile otobanı çok sıkışıktır hafta sonu gitmek istiyenler trafiğe kalmak istemiyorlarsa ya cuma gecesinden yola çıkmalı yada cumartesi sabahı çok erken yola çıkmalı ki 50 km lik yol trafik işkenceye dönmesin.Trafiğin olmadığı zamanlarda o yol harika manzaralar eşliğinde mükemmel bir yolculuğa dönüşüyor Bu yüzden gidiş ve dönüş yolunu çok severim , ayrıca yol kenarlarında ara ara özel piknik alanları çıkar karşınıza dilerseniz oralarda durup dinlenip yola tekrar devam edersiniz dilersenizde pikniğinizi orada sonlandırırsınız, özel şahıslara ait olan bu piknik alanlarında kır düğünleri yapabileceğinizide belirtim çünkü bununla ilgili ilanlarda asmışlar.
Neyse gelelim fotoğraflara bu resimde ki alanın tam arkasına gelen kısımda denize girdik çünkü bu alanın yüksek kayalarla çevrili olması dalgaların kesilmesini sağlıyor ve rahatlıkla denize girmeye elverişli hale getiriyor.
Bu küçük teknelerin tam karşısındaki alanda ise şilenin çok güzel büyük bir sahili var ve belediyenin otoparkıda mevcut ama ordada çok dalga var ben orayıda sevmiyorum korkutuyor o dalgalar beni,bu bölgenin daha ilersinde bir sahili daha var şilenin orayada "ağlayan kaya" diyorlar biz küçükken annemlerle sık sık oradaki sahile giderdik ama oranın dalgaları hepsinden büyük ve tehlikelidir genelde boğulmalarda o bölgede olur hani şu sık sık haberlerde gösterilir ya o bölge işte denizin içindeyken ayağınızın içeriye çekildiğini görürüsünüz kum içine çekmeye başlar 1-2 sn. sonra
Dün ayrıca şilenin pazarıda vardı ben eşimden rica ettim gidip bi bakalım diye o da sağolsun kırmadı ve gezdik beraber fakat erkekleri bilirsiniz bu tip yerlerden hiç hoşlanmazlar ve çabuk çabuk geçer giderler bende fazla pazarı inceleyemeden karşıma çıkan yerlerden bir kaç fotoğraf çektim ben pazarları çok severim ama bir türlü gidemem eskiden iş'ten fırsat bulup gidemezdim şimdide çocuktan fırsat bulup gidemiyorum ilk fırsatta atcem kendimi kadıköydeki salı pazarına ama bakalım ne zaman :)
gezerken karşıma çıkan yerlerden rasgele resimler çektim ya işte buda onlardan biri ben ortadaki penyenin rengini çok beğendim bu tezgahtaki penyelerin fiyatı ise 5Tl idi


bu resimlerdeki elbiselerin fiyatları 35 tl idi
bu da pazarın sokağından bir görüntü
buradaki ayakkabıların en pahalısı 25 Tl idi daha ayrıntılı çekmek isterdim ama malum bizimki hızlıca ilerlediğinden detaylara giremedim

Bunlarda sevimli civcivler ve ördek yavruları civcivlerin tanesi 1 Tl idi ördekler ise 5 Tl den satılıyordu kızım çok istesede ben almadım çünkü çocukken çok besledim ve hep bi şekilde öldüler evin içinde fazla yaşamıyorlar maalesef ve ölüyorlar
Birde aklımdayken söyliyim ben aslında daha önce şilenin çarşısınıda gezdim ve meşhur şile bezinden yapılan giysi ve örtülerde vardı fakat o esnada fotoğraf makinem yanımda olmadığından asıl göstermek istediklerimi çekemedim kısmet artık bir dahaki sefere:) ama hemen belirteyim şile bezinden yapılmış elbiseler yukardaki elbiselerden çok daha güzeldi ve en pahallısı 35 tl idi, kumaş olarakda satılıyordu dükkanlarda, tek en lerin metresi genelde
3,50 -4,00 Tl civarında çift enlerin metresi ise 7,00 dan başlıyordu
Şimdilik anlatıcaklarım bu kadar herkese iyi hafta sonları...

9 Temmuz 2009 Perşembe

Renklerin Giysilere Etkisi

Renklerin giysilerimizdeki etkisi fiziki ve ruhi yönden ispat edilmiştir...
28/06/2009 - 20:45

Güneş ışığının etkisiyle doğal kristalden çıkan renkler, bedenimizin o bölgelerinde kullanılacak giysilerle bedenimize müspet enerji verebileceği gibi, menfi enerjiler vererek enerji merkezlerimizi bloke edip hastalanmalara ve çevreden gelebilecek menfi enerjilere maruz da bırakılabilir.

Yapılan bu araştırmalar sonucunda hastalıkların tedavisinde kişinin sadece fiziksel rahatsızlıklarıyla ilgilenmek yanlış olur. Bunun yanında problemi oluşturan metafizik öğeleri de ortaya çıkarmak gerekir. Bunların dışında gözle görülmeyen etkenler ve onların enerji boyutlarıyla hastalıklara etkileri de araştırılmalıdır. Özellikle giysiler, insanların kendilerini değişik renklerle ifade etmelerini sağlarlar. Kişiliğinize ters düşen renklerle, fiziksel ve ruhsal durumunuzu dengelemeniz mümkün olmaz.

İnsanlar renkli giysileri örtünmek için veya dikkat çekmeye yarayan bir araç olarak kullanırlar. Bunu sadece biriyle anlamak çok yanlıştır. Halbuki renklerin enerjilerinden giysilerde yararlanıldığı takdirde daha yapıcı ve üretken olabilirsiniz. Giysilerimiz vücudumuz saran renk filtreleri gibidirler.

Giysilerimiz fiziksel ve ruhsal yönden absorbe etmemiz gereken renk enerjisi miktarını ayarlarlar. Vücudumuz tarafından emilen enerji uyum içinde yaşamamızı sağlar, onun için giyeceğimiz renkleri ustalıkla seçmemiz gerekir. İnsanların giysilerinde seçtiği renkler, onların kişilikleri hakkında çok şey söyler. Kullanılan renkler kişilerin sağlıklı yaşamalarına yardımcı olur. Örneğin;

• Sarı tonlarında giyilen giysiler şişmanlamaya,
• Kırmızı renkli iç çamaşırları, cinsel içgüdünün artmasına,
• Lacivert ve mor tonları ciddiyete ve düşünme yeteneğinin artmasına,
• Yeşil ve tonları sükunet ve kalp huzuruna,
• Mavi ve tonları, rahatlık ve iç huzura,
• Mor ve tonları ise insan ufkunun açılıp, beyin fonksiyonlarının normal çalışmasına ve dış etkilerden etkilenmemeye yardımcı olur.

Giysilerimizde kullanılan bu renklerle ilgili yapılan araştırmalar ve psikolojik tahliller de bu doğrultuda sonuçlar vermekte, uzmanlar tarafından da bu renkler tavsiye edilmektedir. Her şeye rağmen yinede unutulmamalıdır ki iyi ve faydalı olanın düşmanı, çok iyi ve çok faydalı olandır. İnsanlar elbiseleriyle karşılansalar da fikirleriyle uğurlanırlar.

3 Temmuz 2009 Cuma

SANDALYELERİ YENİLEDİM

İşte bu da son hali, geçektende bu son hali eşiminde benimde çok hoşumuza gitti ve bir süre daha kullanabileceğimiz bir görüntüye kavuştu .Şimdilik hoşçakalın
Döşemelik kumaşıda rahat kaplayayım fazla gelirsede keser kısaltırım diye kenerından 15 cm taşıcak şekilde kestim daha sonrada parçanın ve taburenin üstüne bally sıktım, nedeni ise ağırlığın etkisiyle kumaş raptiyeleri atmasın sağlam olsun diye, sonrada kenarlarını kapattım ve raptiyelerle sabitledim daha kalın çiviler kullanmak isterseniz eğer söyliyim tahtayı zamanla yarıp kırıyormuş dayanıklı olmuyormuş sandalyeler o zaman.
İlk önce ben sandalyeye vidalanmış oturma kısmını söktüm ve elyafı kenarından çok az taşıcak şekilde kestim.

merhaba son günlerde evde olmadığımdan bloğumla ilgilenemiyordum,fakat şimdi döndüm ve yine yaptığım bir çalışmayı sizlerle paylaşıcam.Bu resimde gördüğünüz sandalyeler 9 yıllıktılar ve artık çok kötü görünüyorlardı eşime göre atılmalı bana görede yenilenmeliydi:)Tabi ben yerine yenileri alınacak olsada bunları balkonda kullanırım diyerek yenilemeye karar verdim ve kolları sıvadım ilk önce 2 mt çift en döşemelik kumaş aldım ümraniyeden, aslında 1 metrede olabilirdi ama ben parça hesabı aldım ve kumaşına toplam 5 ytlden az para verdim birde tabaka elyaf aldım 1 mt ama 1 mt artıyor bile 90 cm de rahat yeter yalnız elyafı en kalın cinsinden alın çünkü kaplanınca o kalınlık daha güzel gösteriyor kaplanan kısmı, döşemelik kumaşıda 1 mt yeter demişlerdi ama 1 mt yetmiyor 1,30 kadar alın daha rahat kullanırsınız kumaşı.Döşemelik kumaşların metresini de söyliyim bu arada, desenliler 12 tl den satılıyor düzler ise 10 tlden satılıyor dedimya ben parça hesabı aldım o yüzden ucuza geldi.