28 Ocak 2010 Perşembe
MUTFAK SAATİM
Bu saati babam bana çooook önceden getirmişti bir derneğin hediyesiydi üzerindede derneğin reklamı vardı ve tabiki çok çirkindi :) o yüzdende evde beklemedeydi bende bir zamanlar ahşap boyama kursuna gitmeye çalıştığımdan evde çokca boyalarım vardı yine bir aralar bundan 3 yıl kadar önce herhalde ahşap tutkalından seramik objeler deniyordum nasıl olucak neye benziycek diye evde kendi kendime bişiyler yapıyordum o zamanda bu çiçekleri kirazı ve üzümü denemiştim sonrada bu şu anki halinden çok daha kötü olan saatimi alıp boyadım su bazlı boyalarımla bu objeleride boyadım ve üstüne rastgele yapıştırdım hatta o kurdelanın olduğu yerde seramik bir çaydanlıkta vardı ve o çok ciciydi asıl, ama taşınırken saat çok hırpalandı ve o parçada düşüp kırıldı neyse efem öyle "aaa çok muhteşem bişi olmuş" diyebileceğiniz bişiy değil ama yayınlıyım dedim kendi kendime hani fikir olur yapmak isteyenlere herkesin evine gelmiştir bu tip saatlerden atsanız olmaz taksanız olmaz böyle boyarsanız bide takıp takıştırırsanız bal gibide kullanırsınız dimi ama:)
27 Ocak 2010 Çarşamba
CÜZDAN YAPIMI
Bu güzel cüzdanların yapımını merak ediyor ve yapmak istiyorsanız yapım aşamalarına burdan bakabilirsiniz
26 Ocak 2010 Salı
DUA ALMAYA BAKIN BEDDUA DEĞİL!!!
Dua almaya bakın! Beddua değil !!!
Vaktiyle bir ateşperest, oğlunu evlendirmektedir.
Düğün günü çok koyun ve inek kesilir.
Et kokuları mahalleyi sarar. Ancak evin bitişiğinde,
Müslüman,
dul bir kadın, dört yetimiyle yaşamaktadır. Hepsi de
günlerdir açtırlar. Kadıncağız, düğün evinin
kapısını çalıp, 'ateş' ister. Ancak
maksadı başkadır. Belki yemek verirler diye gitmiştir.Adam,
kadının niyetini anlasa da, bir şey vermez.
Kadıncağız, bir daha gidip 'ateş' ister.
Yine eli boş döner.
Üçüncüde yine öyle. Ama ne olur bilinmez, bu
defa acır
kadına. Hallerini anlamak için dehlize iner
ve dayar kulağını bitişik evin duvarına ve
dinler...
Yetimcik, annesine yalvarıyor:
” Anneciğim, ne olur bir daha git. Belki bu sefer
bir şey verirler.
Kadın ağlamaklıdır:
- Üç defa gittim yavrum! Artık utanıyorum.
Adam bunu duyar. Kalbi sızlar. güzel bir 'Sofra'
hazırlatıp, gönderir evlerine. Ve dehlize inip,
dinler yine. Yetimlerin en küçüğü dua ediyor:
- Ya Rabbi! O nasıl bize ikram ettiyse, sen de ona ikram
et! Onu imanla şereflendir!
Ardından;
- Ãmiiiin! Sesleri yükselir.
O anda, kalbi döner ateşperestin. Ve 'Şehadet'i
getirip imanla şereflenir. Nitekim Sadaka, belayı önler.
Ama dua, kaderi değiştirir! Buyurmuştur büyüklerimiz
Düşüncelerine dikkat et;
Sözlere dönüşüyorlar,
Sözlerine dikkat et;
Söyleme dönüşüyorlar,
Eylemlerine dikkat et;
Alışkanlıklarına dönüşüyorlar,
Alışkanlıklarına dikkat et;
Kişiliğine dönüşüyorlar,
Kişiliğine dikkat et;
*Kişiliğin kaderine dönüyor..!
Ya Rab! Bize halim bir ahlak, salim bir kalp, zarif bir
huy, Gayur bir ilim, Salih bir amel, abid bir karakter,
Muttaki bir gayret, Muhsin bir suret ver. Ãmin
Ya Rab! Kalpler senin kudretinde evirilip çevrilirken
Bizim kalbimizi dinin üzere sabit kıl.
Ãmin
Müslüman,
dul bir kadın, dört yetimiyle yaşamaktadır. Hepsi de
günlerdir açtırlar. Kadıncağız, düğün evinin
kapısını çalıp, 'ateş' ister. Ancak
maksadı başkadır. Belki yemek verirler diye gitmiştir.Adam,
kadının niyetini anlasa da, bir şey vermez.
Kadıncağız, bir daha gidip 'ateş' ister.
Yine eli boş döner.
Üçüncüde yine öyle. Ama ne olur bilinmez, bu
defa acır
kadına. Hallerini anlamak için dehlize iner
ve dayar kulağını bitişik evin duvarına ve
dinler...
Yetimcik, annesine yalvarıyor:
” Anneciğim, ne olur bir daha git. Belki bu sefer
bir şey verirler.
Kadın ağlamaklıdır:
- Üç defa gittim yavrum! Artık utanıyorum.
Adam bunu duyar. Kalbi sızlar. güzel bir 'Sofra'
hazırlatıp, gönderir evlerine. Ve dehlize inip,
dinler yine. Yetimlerin en küçüğü dua ediyor:
- Ya Rabbi! O nasıl bize ikram ettiyse, sen de ona ikram
et! Onu imanla şereflendir!
Ardından;
- Ãmiiiin! Sesleri yükselir.
O anda, kalbi döner ateşperestin. Ve 'Şehadet'i
getirip imanla şereflenir. Nitekim Sadaka, belayı önler.
Ama dua, kaderi değiştirir! Buyurmuştur büyüklerimiz
Düşüncelerine dikkat et;
Sözlere dönüşüyorlar,
Sözlerine dikkat et;
Söyleme dönüşüyorlar,
Eylemlerine dikkat et;
Alışkanlıklarına dönüşüyorlar,
Alışkanlıklarına dikkat et;
Kişiliğine dönüşüyorlar,
Kişiliğine dikkat et;
*Kişiliğin kaderine dönüyor..!
Ya Rab! Bize halim bir ahlak, salim bir kalp, zarif bir
huy, Gayur bir ilim, Salih bir amel, abid bir karakter,
Muttaki bir gayret, Muhsin bir suret ver. Ãmin
Ya Rab! Kalpler senin kudretinde evirilip çevrilirken
Bizim kalbimizi dinin üzere sabit kıl.
Ãmin
20 Ocak 2010 Çarşamba
PULLU PULLU :)
Hani benim cuma pazarı ganimetlerim vardı ya işte dün onlardan birini diktim gördüğünüz üzere çok kolay bir dikimi vardı zaten kalıbı hazırdı ben iki yandan makinede dikip kenarlarını elde diktim 2 parça halinde almıştım parçanın bir tanesi 50 kuruştu ben toplam 7 parça almıştım şimdi pişmanım keşke 15-20 parça alsaymışım çünkü pullu parçaların o kadar çok yerde kullanabilirmişim ki yaparken aklıma bir sürü alternatif geldi neyse artık bi daha ki gidişimde bulabilirsem daha çok alırım bu sefer.
kalıbı hazırdı bu şekilde satılıyordu parçalar
18 Ocak 2010 Pazartesi
KIZIMIN DOĞUM GÜNÜ KIYAFETİ:)
Kızımın pazar günü 17 ocakta yani doğum günü vardı kimseyi çağırmadım sadece aile arasında kutladık ama yinede böyle bişiy dikmek istedim ona.
Resimde titrek çıkmış hiç durmuyorki yerinde kıpır kıpırdı bir sürü resim çektim üstünde hepsi titrek çıkmış en iysi buydu
Aslında sadece bolero kısmının kalıbı vardı eteğin ise kalıba ihtiyacı yoktu tam boy etek denilen etekten diktim 1 tl ya almıştım kumaşını kadife bir kumaş hani cuma pazarı gezim vardı ya ozaman aldıklarımdan danteller de o zamandan boncuklarımda vardı evde tamemen aklıma estiği gibi yaptım süslemeleri aslında çok basit bir model ama süslemesi bana fazla gelince yapımı zaman aldı 10 gün oyalandı elimde :) neyse bitince zafer kazanmış gibi hissettim kendimi :) çok beğendi tabi bizimki ne olcak kız işte süslü olsunda ne olursa olsun :)
Bu kıyaftin bana maliyeti şu anda 1.5 tl oldu ne çok tutmuş dimi :) şaka gibi :)
SÜPPER HEDİYELER ...
HERKESE MERHABA BUGÜN YENİ BİR BLOGLA TANIŞTIM BLOĞUDA SAHİBİDE GÜZEL OLAN BİRİ. BAKTIM ÇEKİLİŞ LE HEDİYELER DE DAĞITIYOR BENDE KATILMAK İSTEDİM SİZEDE GİRİP BİR BAKMANIZI TAVSİYE EDERİM HEDİYELERSE ÇOK GÜZEL VE ÇOK CİCİ
HAYDİ BURDAN BUYRUN
12 Ocak 2010 Salı
BU ŞARKI EVLİLİK KURTARIR :) mı ?
Son günlerde bu şarkıyı sürekli dinlemeye başladım o kadar güzel sözleri varki bayıldım o kadar anlamlı olmuşki bunu dinlerken öteki şarkı sözlerinin sıradanlığı bayağılığı saçma sapanlığı geldi aklıma ben artık öldüm bittim mahfoldum sen beni sev bende seni seveyim kollarımla sarayım türünden şaçmalıklar dinlemek istemiyorum işte böyle anlam yüklü olmalı.
Boşanmayı düşünelere bir kerede bu şarkıyı dinlemeleri tavsiye edilmeli ;)ne dersiniz vazgeçirir mi kararlarından onları sizce ?
Şu hercai hayata bir kere geldik
Yedik içtiik doyduk
Yedik içtiik doyduk
kalktık hesabı birlikte verdik
Sinsi hayat ihtirası bana hiç uğramadı
Dünya malı zenginin olsun
Sen benim kadınım.
Seni hastalığımda sağlığımdada
Yanımda görmeliyim güneşin
Doğduğunuda batdığınıda senle
İzlemeliyim yada bir saltanata olsun
Yeniden yaparız bizde bu sevda
Sürdükçe ölsekte yanyanayız
Seni hastalığımda sağlığımdada
Yanımda görmeliyim güneşin
Doğduğunuda batdığınıda senle
İzlemeliyim yada bir saltanata olsun
Yeniden yaparız bizde bu sevda
Sürdükçe ölsekte yanyanayız
5 Ocak 2010 Salı
TEVEKKÜL
Tevekkül demek, vazifeyi, yapılacak işi, görevi Allah’a havale etmek değil; netice hakkındaki emri ve kararı Ona bırakmak demektir “Bir kere azmettin mi artik Allah`a tevekkül et” (Âl-i İmrân, 159) meâlindeki âyet buna işaret eder.
Bir çok insan burada hataya düşerek tevekkülü, vazifenin ifâsını, Allah’a havale etmek sanarak tembelliğe düşerler Sebeblere sarılmadan Allah’a yapılan tevekkül, tevekkül değil tembelliktir Bu da İslamiyette menedilmiştir Resûlullah Efendimiz (asm) “Devemi bırakıp tevekkül edeyim” diyene “Bağla da öyle tevekkül et!” (İbn-i Asâkir) buyurmuşlardir
Bir çok insan burada hataya düşerek tevekkülü, vazifenin ifâsını, Allah’a havale etmek sanarak tembelliğe düşerler Sebeblere sarılmadan Allah’a yapılan tevekkül, tevekkül değil tembelliktir Bu da İslamiyette menedilmiştir Resûlullah Efendimiz (asm) “Devemi bırakıp tevekkül edeyim” diyene “Bağla da öyle tevekkül et!” (İbn-i Asâkir) buyurmuşlardir
4 Ocak 2010 Pazartesi
YENİ BİR ELBİSE
Bugün bitirdiğim bu elbiseye cuma günü başlamıştım aslında böyle bişiy yapmak yoktu aklımda başlarken çünkü daha önce evde var olan ve uzun süredir dolapta bekleyen bir bluzum için dönüşüm çalışması yapmak istiyordum.
bluzumun üst bedenini istediğim uzunlukta kestim sonrada dikmiş olduğum eteğe monte edip kendime bir elbise diktim fakat kesip diktikten sonra gördümkü bluzun kumaşı ince ve oldukça esnek eteğin kumaşıda esnekti fakat ağır bir kumaştı üstüme giydiğimdede aşşağıya doğru çekti ve görüntüsü çok kötü oldu hiç istediğim gibi durmadı bende geri söktüm üst kısmını ve başka bir üst kesip alt eteğe monte ettim ve böyle bir elbise çıktı ortaya, aslında çokda istediğim gibi olmadı ama canım sıkılmıştı ve uğraşmaktan bıkmıştım ve uyduruk bir üst kesip diktim aslında üst kısmında kullandığım kumaş çok güzeldi ama çok azdı ancak bu kadar çıktı ortaya, deri görünümlü bir parçaydı gümüş renkliydi birde tabi üstünü uyduruk bi şekilde kestiğim için yaka kısmı çok geniş oldu :( neyse artık idare edicem
yarın bir yere gitmeyi düşünüyorum üstüme bir hırka da alarak giyicem yaka kısmınıda dengelemiş olurum belki süslemede yapmadım aslında yapsaydım güzel olurdu böyle çok sade ama sıkıldım işte uğraştırınca biraz yapmadan bıraktım
şimdilik benden bu kadar kızlar hoşçakalın...
1 Ocak 2010 Cuma
KADIKÖY CUMA PAZARI NA GİTTİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİMMMMMM
Geçen hafta kızkardeşimi çocuğa bakması için kandırıp bize getirttim o da sağolsun sabah erkenden geldi geldiğinde sabah 08:00 den önceydi bende o gelir gelmez kahvaltımı bile yapmadan erkenden evden çıktım yol uzun olduğundan ve cuma pazarına erken gidilmesi gerektiğini bildiğimden erken yola çıktım 3 sene olmuştur ben bu pazara gitmeyeli çocuğa bakacak kimse olmadığında gidemiyor tabi insan,
neyse efenim ben tabi gidince oraya çıldırmış gibi bir sağa bir sola koşturuyorum bi o tezgaha saldırıyorum bir bu tezgaha, aslında eskisi gibi değildi cuma pazarı yeni yeri bi garip geldi sanki eskiden daha çok tezgah vardı gibi geldi bana ama olsun ya gittim ya gezdim ya o kumaşların o tezgahların kokusunu içime çektim tek tek dokundum o kumaş tezgahlarına kendimi kaybetmiş gibiydim adeta bi o yana bi bu yana koşturuyordum şişimişim bayağı :) epeydir istiyordum bir türlü nasip olmuyordu gitmemek şişkinlik yapmış bende heh heh heheee:)Aldıklarıma gelince şekerlerim, ıvır zıvır türünden oldu biraz ama süsleme yapmak maksadıyla bişiyler almak istiyordum çünkü ümraniyedeki kumaşçılarda bu tip şeyler bulanamıyor işte ilki ;
bu parça 50 kuruştu penye bir parçanın üstüne pullar işlenmiş ve yelek olarak kesime hazır hale getirilmiş çok hoşuma gitti kaptım hemen hehe hehe hehe :)tezgahtaki tüm parçaların adedi 50 kuruştu ve ben işime yarayabileceklerin hepsini topladım hhihihih oradaki kadınlar bu parçaları görür görmez üşüştüler başımıza ben ilk görenlerdenim tabi, valla ben diyim yarım saat siz diyin 10 dakika hepsi bitmişti tezgahtaki payetli parçaların
bu parçada tişört şeklinde hazırlanmış tamamı payet işlemeli, ayyyyy bundan ne güzel bir bluz olur dimi:) hadi bluz olarak kullanma kes payetli kısmı işine yarayan yerlerde kullan dimi yani:)
alttaki resimdedealdığım dantel parçalarını görüyorsunuz tanesi 25 kuruştu, çok güzeller ama bi görseniz bide yine süsleme yapmak için pembe kenar danteli aldım o da 1 tl idi kaç metre var bilmiyorum açıp bakmadım daha
Birde hazır dikilmiş saten astarlar buldum bi tezgahta başka renkleri yoktu sadece krem rengi vardı, bende ille bir yerde lazım olur diye 2 tane aldım tanesi 1 liraydı yine. başka da bişiy almadım çünkü evde bir dünya kumaşım var onları biraz eritim de yine bi gün kızkardeşimi kandırıp getirticem ozaman yine gidicem inş
şimdilik benden bu kadar hadi size iyi günleeeeer

Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












